Asperger Sendromu olan insanlar, insanlara bakarak, onların yaşlarını ve statülerini tahmin etmekte, yüzlerindeki ifadeye ya da ses tonlarına göre mutlu mu, kızgın mı ya da üzgün mü olup olmadıklarına karar verip, ona göre tepki vermekte kısacası bizim doğal olarak farkettiğimiz bu sinyalleri algılamakta zorlanmaktadırlar.

 

Otizmde bulunan bir takım özellikler Asperger sendromunda da görülmektedir; İletişim kurmada zorluk, Sosyal ilişkilerde zorluk, Hayal gücünde ve yaratıcı oyunlarda eksiklik gibi.

 

Asperger sendromu olan kişiler sıkça ortalama veya ortalama üstü zekâya sahiptirler. Bunun için Asperger sendromu olan bir çocuk normal okullara gitmektedir. Doğru destek ve cesaretle iyi bir şekilde ilerleyip, daha ileri düzeyde eğitimlerine devam edebilir ve iş sahibi olabilirler.

 

Nedenleri halen araştırılmaktadır. Bir çok uzman Asperger sendromu teşhisi koyduran anış örüntüsünün, bir tek nedenden kaynaklanmadığına inanmaktadır. Asperger sendromunun, beyin gelişimini etkileyen değişik fiziksel etkenlerden kaynaklanabileceğini belirten güçlü kanıtlar bulunmaktadır. Duygusal yoksunluğa ya da kişinin büyütülme tarzına bağlı değildir.

 

Asperger sendromu, otizmle bir çok ortak özelliği paylaşmaktadır. Sakarlık gibi bazı özellikler, Asperger sendromu olan insanlar için belli özelliklerdir. Genellikle içe çekilmiş ve çevrelerindeki dünyaya ilgisizmiş gibi gözüken klasik otizmi olan insanlardan farklı olarak, Asperger sendromu olan pek çok insan sosyal olabilmek için çok çabalarlar ve insanlarla temasa geçmekten hoşnut olurlar. Ancak, yüz ifadeleri gibi sözel olmayan sinyalleri anlamakta güçlük çekerler.

 

Asperger sendromu olan insanlar gerçekleri ve şekilleri öğrenirken sıklıkla yüksek bir dereceye erişirken, soyut düşünmede zorlanırlar. Okula giden çocukların din ya da edebiyat gibi derslerde zorluklarla karşılaşmalarına neden olabilir.

 

Asperger sendromu olan insanlar için belirli bir özellik olarak görülmektedir. Bisiklet sürmek gibi koordinasyon gerektiren becerilerde özellikle zorluk çekmektedirler. Sallanmak ya da salınmak gibi garip tekrarlayıcı hareketlere kapılabilmektedirler.

 

ASPERGER SENDROMU

 

Asperger sendromunda, tipik olarak otizmli çocuklarda görülen sosyal ilişki ve iletişim sorunlarının yanı sıra dar ilgi alanı görülür. Çok sınırlı konularda ve dar çerçeveli alanlarda derin bilgilere sahiplerdir, bu nedenle bu çocuklara "küçük profesör" yakıştırması yapılır. Otizmden farklı olarak zamanında konuşmaya başlarlar; aşırı bilgiçlik ve el becerilerinde özel sorunlar görülür. Bu çocuklar normal veya üstün zekaya sahiptirler. Mekanik oyuncaklara çok düşkündürler ve. ilgi alanı dar olan insanlarla daha iyi yakınlık kurarlar. Amaçsızca bir takım nesneleri toplayabilirler, öz bakım sorunları yoktur. Erişkinlikte ise, kurallara sıkıca bağlı, soğuk ve mesafeli insanlar olarak tanınırlar. Bu çocukların sosyal hayatında, genelde bir tane çok yakın arkadaşları vardır ve bu kişinin de sıklıkla dar, kısıtlı ilgi alanları vardır. Duygusal hayatında hep akılcı ve heyecansız yorumlamalara sahiptir, davranış sorunları görülebilir, jest, mimik ve vücut dilini kullanmada sorunları vardır. [Frith, 1991]. Bu sendromda genetik ilişki sıklıkla baba ve oğul arasında kurulur. Otizm ve Asperger Sendromu birbirine dönüşebilir bir nitelik taşır.

 

Asperger Sendromu’nun klinik özellikleri şöyle sıralanabilir: normal dil gelişimi, normal zeka ve hatta bazen üstün zekaya sahip olma, beceriksizlik, bilgiççe, ders veriyormuş gibi konuşma tarzı, antisosyal şiddet içeren davranış. Görülme sıklığı 1000’de 1’dir. Erkeklerde 2-4 kez daha fazladır. Tanı genelde 5 yaş civarında konabilir. Dikkat eksikliği- Hiperaktivite Sendromu ve depresyonla eş zamanlı görülür. Özellikle dede ve babalarda ailevi geçiş görülür.

 

 

Asperger Sendromu Nedir? 

 

Belkide Ulusal Otistic Birliğinin (National Autistic Society) Asperger sendromu nedir kitapcığını okumuşsunuzdur? Biz Londra’daki sosyal gurup ’Contact’ (İletişim) olarak, bu kitapcığın, bu guruba giren yetişkinler olarak deneyimlerimizi yeterince yansıtmadığını düşündük ve bu kitapcıkta Asperger sendromunun bizi günlük hayatımızda nasıl etkilediğini ve bize nelerin yardımcı olduğunu tanımladık. 

 

Burada kendi deneyimlerimizi tanımladık ancak, Asperger sendromu olan kişilerin herbiri farklı bireylerdir ve herkesin farklı yetenekleri ve farklı zorlukları olacaktır. 

 

Asperger sendromu, otistik gurubun bir bölümü olan bir özürdür. Bu genelde, gurubun daha ”yüksek” tarafında yer aldığı düşünülen kişilere uygun bir tanıdır. 

 

Guruptaki daha başka tanılar, otisim ve yüksek fonksyonlu otisimdir. Asperger sendromu ve yüksek fonksyonlu otisim genelde birbirinin yerine kullanırlar. Asperger sendromu herşeyi etkileyen bir gelişme bozukluğu (PDD Pervasive development disorder) (HEGB) olarak sınıflandırılmıştır: bu da hayatın her yönünü etkilediği anlamına gelir. 

 

John’un hikayesi 

 

İnsanlar John’la karşılaştıkları zaman, onun bazı problemleri olduğunu fark edemeyebilirler. John, herkes gibi okula gitmeyi çok istiyordu ve olaylara katılamadığı için de çok hayal kırıklığına uğradı. Hiçbir zaman takımlara seçilemiyordu, ve bahçede oynarken diğer çocuklara katılamıyordu. Ancak, matematik ve bilgisayarda çok iyiydi, ve arkadaşlarını, şakaları hatırlamadaki mükemmel hafızasıyla eğlendirebildiğini keşfetti. 18 yaşına geldiğinde John’a Asperger sendromu tanısı kondu. Daha sonra ise disleksiya ile tanımlandı, aynı zamanda depresyon da geçiriyordu. 

 

Yetişkinliğe adım atarken, GCSE ve A-level (mezuniyet) notlarının çok iyi olmasına rağmen, özel bir destek sağlanana kadar, üniversite hayatıyla baş etmekte çok zorlandı. Mülakat teknikleri ve gününü organize etmekte, özel destek görene kadar, iş bulmakta çok zorlandı, bu destek ona birçok kapıyı açtı. İş verenleri onun çok çalışkan ve detaylara dikkat eden birisi olduğunu düşünüyorlar. 

 

Jane’nin hikayesi 

 

Jane’in okulda çok arkadaşı yoktu ve okul bahçesinde oynanan hayali oyunları anlayamıyordu. Başkalarının düşündüğü ama söylemediği şeyleri söylediği için, arkadaşları ona çok kaba birisi olduğunu söylüyorlardı. Bir yetişkin olarak da dışarı çıkıp arkadaşlarla kaynaşmayı çok zor buldu, ama satranç oynamaktan çok keyif alıyordu, eşiyle de bir satranç kulübünde tanıştı. Kocası ve çocukları onun bir rutine bağlı kalmak istemesini ve ani değişikliklerden aşırı rahatsız olmasını anlayışla karşıladılar, ev hayatlarını da buna göre ayarladılar. 

 

Jane bir muhasebeci olarak iş buldu, işi, iş yerinde yapısal değişiklikler olup, birçok çalışan değişene kadar çok iyi gidiyordu. Jane bunlardan aşırı derecede huzursuz oldu, ve bir doktora gitti. Doktor onu, sonunda ona asperger sendromu tanısı koyan bir pisikoloğa havale etti. 

 

Asperger sendromu olan kişilerin ne gibi sorunları vardır? 

 

Asperger sendromu belirsiz bir durumdur - görünmeyen bir sendrom olduğu için, bu sendromu olan kişiler, birçok kişi tarafından yanlış anlaşılmıştır. Belirsizdir, aynı zamanda tanımlanması da zordur, genellikle, ”üçlü bir eksiklik” olarak tanımlanmıştır - üçlü bir zorluklar seti. 

  • toplumsal ilişkilerde zorluklar 
  • iletişimde zorluklar 
  • hayal gücünde zorlanmalar 

 

Asperger sendromu, genelde özel ilgilerin olmasını ve rutin bozulduğu zaman aşırı rahatsız olmayı kapsar. 

 

Aşağıda bu üç zorluklarla ilgili bazı deneyimler belirtilmiştir. 

 

Toplumsal ilişkilerde zorluklar 

 

”Bir parti yapmayı çok istiyorum ama nasıl organize edebileceğim konusunda hiçbir fikrim yok.” 

 

”Arkadaş edinmeyi çok zor buluyorum.” 

 

”İnsanlarla kaynaşmak doğal olmuyor, kaynaşmayı öğrenmem gerekiyor.” 

 

”Bazan durumları ve göstergeleri yanlış anlıyoruz.”